El Altında Olsun Ayak Altında Olmasın: Bir İlişki Açmazı- Ahmet KAHRAMAN-Uzman Psikolojik Danışman/Varoluşçu Psikoterapist

Psikolojik Test Eğitimi Uygulama Örnekleriyle Çocuk Tanıma Testleri
Nisan 27, 2017
elaltındaolsun

Ahmet KAHRAMAN - Uzman Psikolojik Danışman/ Varoluşçu Psikoterapist

Hiçbir ilişki sonsuza kadar sabit, durağan ve aynı yoğunlukta kalmaz. Bütün ilişkiler değişir, gelişir veya gerileyebilir. İlişkiden kaçmak veya ilişkisizlik de olanaklı değildir. Her an ilişki içinde olunmakta ve ilişkiye dair tutumlar değişmektedir. Bazen ilişkinin taraflarından bazen de ilişkinin kendisinden kaynaklanabilir bu değişimler. Değişimler ilişkilerde tarafların bazı temel düşünceleri etrafında şekillenmektedir. Bu temel düşünce veya inançlar insanlara nasıl davranılacağı, değer verileceği ve hatta onlara dair endişelerin şekillerini ve düzeylerini belirlemektedir. Bu temel inançları günlük yaşamda farkedilmesi öyle kolay değildir. Derinlemesine incelendiğinde ortaya çıkan, ortaya çıktığında ise ne yapacağı bilinemeyen zor yüzleşmelerle karşı karşıya kalınmaktadır.


İlişkiler değişimle beraber farkedilemeyen ilişkisel tortuları bize beraberinde getirmekte ve bu ilişkinin rutini olarak ortaya çıkmaktadır. Tortular ancak iz bırakacak, değiştirilemeyen ve kabul etmekten başka yolu olmayan yaşantıları deneyimlediğinde kazınmaya başlayacak ve ilişkiye ait temel inançlara dair farkındalık ortaya çıkacaktır. K. Jaspers bu zor, değiştirilemeyecek, iz bırakan ve temel düşünceleri sarsan olaylara sınır durumları yaşamak diye tanımlamaktadır. Böyle bir durumda yaşanılan derin bir sarsıntı kişiyi bir yabancıya dönüştürecektir. Bu yabancı sorgulamaya cesaret ettiğinde, özgürlüğünü farkettiğinde ve işe koyulduğunda bedeninde, ilişkilerinde, kendinde ve değerlerinde benimsediği kararları sahiplenme olasılığı elde edecek ve benimsemedikleri karşısında özgürce kararlar alma kaygısını yaşayama şansı yakalayacaktır.


Böylece ilişkilerde el altında olsun ancak ayak altında olmasın tutumu farkedebilecek ve M. Buber'in deyimi ile ben-sen ilişkisine yönelebilecektir. Bir nesneye el altında olsun tavrı sergileyebilir ancak el altında olmasını istenilen ve bunun için çaba sarf edilen insanlar, fikirler ve değerler zamanla ayak altında olmaya başlayacaktır. El altında olsun endişesinden öteye gitmeyen bir ilişkide taraflar ötekinin ayak altında olmasına dair tedbirler almaya başlayacaktır. Alınan tedbirler ilişki yapısını ve dinamiğini bozarak ayak altında olma problemlerini çözme ilişkisine dönüşecektir.


El altında olsun denilen gereçler kişiyi güvende tutmaya ve iyi hissetmeye yarayabilir. İlişkiler de başlangıçta bu hissi oluştursa da ayak altında olma sorunu kaçınılmazdır. El altında olsun tavrı ile yürütülen arkadaşlıklar, dostluklar ve yakın ilişkiler girdikleri bu açmazdan ancak insanlara gereç muamelesi yapılmayan ilişkilerle çıkabilirler.


Ahmet KAHRAMAN
Uzman Psikolojik Danışman 
Varoluşçu Psikoterapist